24 Ekim 2009 Cumartesi

TomorrowNeverComesUntil It'sTooLate.


yarın güzel bi gün olucak....yarın güzel bi gün...yarın güzel bi...yarın güzel...yarın.
eyc'e yarın iyiki doğdun diycez. aslında eyc yarın doğmadı, erken olucak azcık, ama biliyorum eyc yeniden doğucak. doğmalı!
ben de doğmalıyım. küllerimden doğmalıyım hem de! zira bu yoğunluk kıvılcımlar çıkarıyor uykusuz gözlerimden. uyumadan rüya görmeli, uyumadan adapte olabilmeli, uyumadan uyumuş, uykusunu almış olabilmeliyim. imkansızı başarabilmeliyim. farkettim de yeniden doğmak, Ben olmamak demek sanırım. Tanrım! beni kendi hayatımın figüranı olmaktan kurtarır mısın???

12 Ekim 2009 Pazartesi

AnkaradaAileOlmak


bana Yakın durun hep. nefes aldığınızı duyayım ki, nefes almak daha kolay olsun.

9 Ekim 2009 Cuma

BazenNeYaparsanYapOlmuyorBazen


bi şey eksik. böyle şekersiz kek gibi, yavan. sürekli bi şeyleri unnuttuğunu sanma hissi, eve dönmek neden bu kadar çekici?! kendimi en çok ben çürütür oldum, bahanelerime bir antitez sürüveriyorum aniden, düşünmeksizin mantıklı. sanki uykumda çalışıyorum dersime, uyanınca teksi oynayıveriyorum o kadar, heyecansız. bir yara var, pis kanını akıtmamı bekleyen. bir cevap eksik. buna dayanabilir miyim? kendime tahammülüm nerde son bulacak? akan kanı kim yalayıp, yüzüme tükürecek? kim için bunu yapabileceği kadar değerliyim?

5 Ekim 2009 Pazartesi


çok sevgili Mehmet Ali Alabora!
size burdan seslenmeyi uygun gördüm, nedenini bilmiyorum canım öyle istedi diye heralde. yaklaşık 3 yıldır size karşı özel bir ilgi besliyorum. 3 yıl önce bir sonbahar günü sizinle Cihangiir'de bir sokak arasında karşılaşmıştık. çok düşünceliydiniz, bu kadar düşünmenize binaen sanırım unuttuğunuz şeyi sonunda hatırlamış olucaksınız ki, birden geri döndünüz ve benim gittiğim yöne doğru ilerlemeye başladınız. çok hızlıydınız. ben de arkanızdan gidiyordum, niyetim takip etmek falan değildi elbet, ama yönlerimiz aynıydı. sonra Garaj İstanbul'a girdiniz. orasını da çok severim, zira 2 yıl önceki Devotchka konseri unutulmazımdır. birgün nasıl olduysa birinden Garaj İstanbul'un sizin ve babanızın katkılarınızla kurulduğunu öğrendim ve size olan ilgim işte o gün depreşti! ve geçen yıl Garaj İstanbul'da izlediğim "Bir İstanbul Portresi" adlı oyunun damağımda kalan tadını hiç unutmadım. alabildiğine eleştirel, alabildiğine aktivist, alabildiğine fırsatlar yaratan, alabildiğine alternatifler yaratan ve alabildiğine düşünmeye sevkeden işlerinizi zevkle, imrenerek, hayran kalarak takip ettim-ediyorum.
bugün bir anahaber spikeri kılığında İstanbul Bienali'nin reklamını sunuşunuzu izledim. bu yazıyı yazmak geldi içimden. size dair olan "sanat adamı" tanımlamam bu deneyimimle tamamlanmış oldu. hani bazı insanlar vardır, saçını tarasa yarının kültürüne katkıdır, siz de artık benim için öylesiniz.
bu hissin Dejavu'suna her daim maruz kalmak dileğiyle...

24 Eylül 2009 Perşembe

Sorun

bendekini de sendekini de bilmiyorum. bizdekiyse bence her anlamda artık yüzeysel kalamıycak kadar derinleşmek...belki de bu yüzden düşüyormuş hissine kapılıyorum.
çok seviyorum. boğuluyormuş gibi, bir el boğazımı sıkıyormuş gibi seviyorum. 80 yaşındaki bir nenenin titrek ellerindeki bir fincan çayı içmeye çalışması gibi seviyorum.
yapmak için yıkmak gerekirmiş. kendimi yıkmaktan başka ne yaptım ki?! o kadar yıktım da ortaya bir şey çıkaramadım. ama seni tanıdığımdan beri yıkıntılarımın her zerresi seni çok sevdi. bildiğim tek şey bu belki.

23 Eylül 2009 Çarşamba

*

Kitlesel başkaldırı mı demiştiniz?! özür dilerim, cevabını bildiğim soruları beni aldattıkları için terkettim ben.

sana gül bahçeleri vaadetmek isterdim Çocuk! kendin kadar emin olduğun apaydınlık bir gelecek vermek isterdim. demet demet sevgiler yığmak isterdim önüne, sevgiyle boğuşmanı isterdim. tutup elimle kaldırmak isterdim adı kötüye çıkmış tüm sözcükleri(C.S.) lügatı senin için baştan yazmak isterdim. sevmediklerimi-sevemeyeceklerini tutup saçından atmak isterdim. seni hakeden yerler keşfedip, seninle oralara gelmek isterdim Çocuk! saçlarını beline kadar uzatıp savurabileceğin, bedenini istediğin gibi kullanabileceğin, Sen olduğun için horlanıp aşağılanmayacağın yerler keşfetmek isterdim! kendine yetebilmene imkan tanımak isterdim Çocuk! kendini sevmeni isterdim.